Habercibiziz'e Giriş yap



ÜYE OLUN



DÜNDEN BUGÜNE DİYANET İŞLERİMİZ

Cumhuriyet ilan edildiğinden bugüne maalesef ülkemizde din yüksek kurulu yada diyanet işleri başkanlığımız taşıdığı o isme ve sorumluluğa uygun hizmet etmek yerine maalesef ama maalesef hep siyasetin ve siyasetçilerin gölgesi altında kalıp onlara hizmet edercesine dönem dönem hutbeler okutup fetvalar vermişlerdir

Yazar: Zülküf Eta
12/11/2018
0

Her gün mantar gibi türeyen cemaatler sözde dini vakıflar türüyor sa tv ekranlarında sözüm onlara ne güdüğü belirsiz kişiler çıkıp din adına yalan yanlış konuşuyorlarsa bunlar diyanet işleri başkanlığının, ortamı boş bırakıp siyasetle uğraşmasından kaynaklanıyordur. Yıllarca ülkemizde FETÖ terör örgütü dini kullanarak at oynatıp din adına hain darbe planı yapıp ve bunu da uygulamaya kalktıysa yine diyanet işleri başkanlığımızın medreselerde kuran kurslarında çocuklarımıza tam manasında dini eğitimi verdirmeyişlerinden kendilerini siyasete yönlendirmelerinden dolayı ailelerinde cemaatlara tarikatlara vakıflara yönelmesine sebep olmuştur.


Geçmişte bu yüceTürk Milleti 28 şubat denen iğrenç bir darbe olayı yaşamıştır.Onun vebal ide o dönemlerdeki diyanet işleri başkanı ve üyelerinindir. Çünkü onların bıraktığı boşluktan dolayı Yahudi lobisi ülkemizde Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz, Fadime Şahin gibi şeytanları hortlatmış ve bu yüreği kalbi tertemiz insanlarımızı da inandırmışlardır.Diyanet işleri başkanlığımız yine yoktu ortada Zekeriya Beyaz gibi bir meczup çıkıp tavuktan kurban olur deyip tv ekranlarından dinimizle ve dindar halkımızla kurban bayramımızla dalga geçtiğinde asıl din adamları dediğimiz diyanet yine yoktu ortada daha niceleri at oynattığında bizim diyanet işlerimiz olmaları gereken yerde olmadılar.


Çünkü siyasetle meşguldüler.Daha içimizden FETÖ terör örgütünün sinsice ekmiş olduğu haince tohumlar temizlenmemişken bir dünya neci kimci olduğu belli olmayan sözde cemaatler türerken onlarla mücadele etmesi onları içimizden temizlemesi gereken diyanet işleri başkanımız Ali Erbaş Bey takılmış bir püsküllünün peşine neymiş ben o insani ziyareti 9 kasımda yaptım .Sen o ziyareti ülkemdeki diyanet işleri başkanlığımızı ve dinimizi temsil eden o resmi kıyafetle yapamazsın sivil olarak istediğin zaman ziyaret edebilirsin.Hiç birimizi de ilgilendirmez .


Madem insani bir hasta ziyareti diyorsun sorarım o resmi kıyafetlerle hangi fakir gariban kimsesiz bir hastayı ziyaret ettin, hangi şehit ailesini hastanede yada evinde ziyaret ettin, hangi vatandaşı evinde ziyaret ettin, bir tane söyler misin?


Madem o püsküllüyü ziyaret edecektin bugün edeydin.10 gün önce ziyaret edeydin neden 10 kasım?


Devlet erkanı kutlamalar yaparken sen neredeydin?


Püsküllünün yanında mı?


Bu püsküllüye ayıracağın o vakti zamanı ülkemizde daha gusül abdesti almayı tam manasıyla bilmeyen dini öğrenemeyen Müslüman kardeşlerimize ayırsaydın!


Yapman gerekenleri yapsan imamları, müezzinleri, din görevlilerini, toplayıp desen ki asla siyasetle işiniz olmasın, cami çıkışı cemaatle siyaset konuşmak yerine dini ve dinin emirlerini Kur’anı namazı anlatın desen seminerler versen o püsküllüyü ziyaretinden daha doğru olmaz mıydı?


Makbule geçerdi.


 Çünkü artık imamlarımız bile her yerde din değil siyaset konuşur oldular.Sayın Ali Erbaş yazmış olduğunuz kitapları göz önüne aldığımızda püsküllü ziyaretinizi de aslında gayet normal karşılıyoruz


Eğer bir gün ülkemde diyanet işlerimiz siyasetten ayrı tamamen bağımsız olursa işte o zaman o makamlara püsküllünün püskülsüzün peşinde dolaşanlar değil de gerçek din adamları gelecektir.


O makamları şereflendirip Türk milletine tam manasıyla dinin emirlerini ve yasaklarını anlatacaklardır.


Öyle lüks jiplerle değil de halkın ve cemaatin içerisinde gezip dolaşacaklardır.Ondan sonra da kim olduğu neci oldukları belli olmayan cemaatler tarikatlarda ortadan kalkıp gerçek tarikat ve cemaatleri bu yüce Türk milleti tanıyıp hürmet gösterecektir


SELAM VE DUA İLE


 ZÜLKÜF ETA