Habercibiziz'e Giriş yap



ÜYE OLUN



YSK VE ADALET

Esasen, seçimlerin iptal edilmesi en çok CHP, İYİ Parti, SP VE HDP için ciddi bir kazanım niteliğindedir.

Yazar: H.Osman Saraç
07/05/2019
0

“Adalet, kendini bile kayırmamaktır!..” derdi Alparslan Türkeş


YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenileme kararı toplumda tartışmalara neden oldu.


İptal kararı vermeseydi, bu sefer AK Parti ve MHP, kararın adaletsiz olduğunu söyleyecek, aynı tartışma ters yönden yürütülecekti…


YSK öyle önemli bir sınava girmişti ki, deyim yerindeyse iki ucu pisli değnek…


Sonuçta YSK kararına, son yargı kararı olduğu için herkesin saygı göstermesi gerekirken, karara razı olmayanlar, YSK yı topa tuttu.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Grup toplantısında, YSK Hakimlerine “ÇETE” suçlaması yaptı. Bununla da kalmadı, 7 YSK Hakiminin adlarını tek tek okudu ve yuhalanmasına göz yumdu.


İYİ Parti Genel Başkanı da, Grup Toplantısında YSK Yargı kararını yerden yere vurarak, “Utanıyorum” dedi.


“Adalet, kendini bile kayırmamaktır!..” derdi Alparslan Türkeş


Neticede Yargı Kararın saygı, tamamen bir kenara bırakıldı.


Peki. Bu kadar tartışmanın odağında bulunan YSK Hakimleri nasıl seçiliyor?


“Yüksek Seçim Kurulu 7'si asil 4'ü yedek olmak üzere 11 üyeden oluşur. Üyelerin 6'sı Yargıtay, 5'i Danıştay Genel Kurulları tarafından seçilir. Belirlenen YSK üyeleri de kendi aralarında bir başkan seçerler.


Yani YSK Hakimlerine hakaret ve güvensizlik, Yargıtay ve Danıştay gibi Yüksek Yargı Hakimlerine de yapılmış demektir.


Bağımsız Yargı diye nutuk atarken, “sadece bizim işimize gelen kararları alan Yargı” mı kast edilmektedir?


İmamoğlu’na mazbatayı veren aynı YSK Hakimleri için “YSK’ya güveniyoruz. Yargının saygınlığı ve yargı kararına herkes saygı göstersin” diyen CHP,

aynı YSK,


işlerine gelmeyen karar verdiğinde isim isim yuhalatmıştır!


Yargıya saygı, sadece işinize gelen karar çıkınca mıdır?


“Adalet, kendini bile kayırmamaktır!..” derdi Alparslan Türkeş

***

Seçim tutanaklarında, AK Partiye verilen oyları başka partiler adına kaydedilmesi, milli irade midir?


Kanunen uygun olmayan kimselerin sandıklarda görevlendirilmesi hukuk mudur?


Sayım döküm tutanağı olmayan oy çuvalları, sayımdan önce imzalatılmış tutanaklar, olmayan adreslerden oy kullananlar ve daha nice şaibe ile açıklanan sonuç için “halkın iradesi” demek mümkün müdür?


Her partinin olduğu gibi AK Parti ve MHP’nin de itiraz hakkını kullanması,


Yasal zeminde hak araması “demokrasiye ve hukuka baskı” mıdır?


“Kızılay’da gezemezsiniz. Yüzünüze tükürürler “ diyen CHP, Yargıyı tehdit etmemiş midir?


Madem hukuk hepimize lazım, hepimiz son yargı kararlarına saygı göstermek zorundayız.


“Adalet, kendini bile kayırmamaktır!..” derdi Alparslan Türkeş

***

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım…


Türk Milleti, her daim mağdurun yanında yer almıştır. Gerek seçim atmosferinde, gerekse seçim sonrası itiraz sürecinde, Ekrem İmamoğlu mağdur pozisyonuna düşmeyi becermiştir.


Esasen, seçimlerin iptal edilmesi en çok CHP, İYİ Parti, SP VE HDP için ciddi bir kazanım niteliğindedir.


Mağdur pozisyonuna yerleşenler, yeni seçimlerde ciddi bir avantaj ile giriyor olacaklar.


İzleyip göreceğiz.


Kardeşliğimizi bozmadan, küsmeden, gücenmeden yarışacağız...


Kazana kim olursa olsun, tebrik edeceğiz.


Halkın iradesine saygı gösterecek ve adaleti hukukta arayacağız.


Çünkü


“Adalet, kendini bile kayırmamaktır!..” derdi Alparslan Türkeş


H.OSMAN SARAÇ