Son güncellenme :16.11.2017 22:48

ANASAYFA > Köşe Yazarları > Ver Onuncu Yıl Marşını !…

16.11.2017 Perşembe - 22:48

 

Özellikle son bir yıl içerisinde tuhaf olaylar gündeme gelmeye başladı.
Daha önce hiç örneği olmayan…
Sebepleri aynı…

*
Birkaç ay önce Türk Milletinin gözbebeği orduya el atıldı.
Çeşitli illerde birliklerde meydana gelen zehirlenme olayları. Peş peşe bir iki hafta arayla.
Üzüldük, kızdık, sövdük, tepki koyduk ortaya.
Çünkü evlatlarımızdı onlar. Asker ocağında nasıl böyle bir durum oluşabilirdi?
Daha öncesinde cephane patlaması… 25 askerimiz şehit olmuştu.
Fazlasıyla tepkisini ortaya koydu bu millet.
Askerine sahip çıkarken, hukuk gerekli sorgulamasını yaptı.

*
Sonra hedef değişti.
Bu defa hedef askeri değil sivil gençler.
Önce Zonguldak, sonra İstanbul…
Bu defa Yüksek Öğrenim gören öğrencilerimizin barındığı yurtlara uzandı kirli eller.
Durum yine aynı. Zehirlenme…
Sloganlar da aynı. Susma sustukça sıra sana gelecek.Cenaze evinde çalgı çalıp zenne oynatmak gibi bir tavır. Yapmacık, adice… Birilerinin güdümünde oldukları nasıl belli…
Kurumu yıllardır tanıyan biriyim. Arasından kışın kar ve tipinin kurşun gibi geçtiği tek katlı prefabrik yurtlarda kaldım.
Sıcak su haftada bir verilirdi.
Bizim dönemimizdeki arkadaşlardan bir çoğu sabunlu kalmıştır duşta.
Yine de hiç birimiz baş kaldırmadık, bizlere ayaklanın diyenlere uymadık. Biliyorduk ki o gün devletimizin imkanı bu idi.

4-5 çeşit yemek çıktığında, seçme şansımız var bu akşam der sevinirdik.
Şimdi Yurtkur çok farklı.
Beş yıldızlı otel standardı var birçok yurdumuzda. Türkiye 750 ye yakın yurda 600 bini aşkın evladını teslim etti..
Ve bu millet memnun.
24 saat sıcak su, yirmileri geçen yemek çeşidi, garnetür, salata çeşitleri.
30 kişilik odalardan tek kişilik odalara. Daha neler, neler…

*
Esas konuma geliyorum. Dünya şu anda Türkiye’ye düşman. Siyasi sebepleri var mıdır, vardır.
Çokta ilgili değilim bu konu ile.
Ama politika ile Türki’ye karşı başarısız olan iç ve dış düşmanların kirli elleri gençlerimizin üzerinde.
Sivil ya da asker. Biliyorlar ki bizim yumuşak karnımız yarınların umudu yavrularımız.
Titreriz üzerlerine, biri zarar verirse titretiriz her yeri.
Ama bilemedikleri, çözemedikleri küçük bir özelliğimiz daha var. Feraset sahibiyiz.
Biliriz o beyaz eldiven içerisindeki kara pençenin kime ait olduğunu.
O yüzden debelenmeyin derim.
Bu gençlik Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle yetişmiştir. Mandayı kabul etmez.
Hele bu günden sonra hiç kabul etmez. Ardına bakmaz artık.
O yüzden ver mehteri demiyorum, ver onuncu yıl marşını diyorum.

 

Benden söylemesi…

 

BEDRETTİN NAİM ARSLAN