Son güncellenme :20.07.2018 21:39

ANASAYFA > Köşe Yazarları > Vatan Borcu ve Bedelli

20.07.2018 Cuma - 21:39

 

Meclise sunulan bedelli yasasını dört gözle bekleyen genç kardeşlerimize çok değerli bir kardeşimin yaşamış olduğu ve bunu bir ömür gururla anlattığı askere gitme anısını sizlere aktarmak istiyorum.

 

Sene 1999 aylardan şubat Muzaffer Çiftçi kardeşim askere çağrılır fakat bu kardeşimizin iş kazası sonucu sağ işaret parmağı ortadan kopmuş ve çürük raporu almaya el verişli durumdadır.

 

Yetkili birimlerde kendisine çürük raporu  vererek askere gidişinin önüne engeller koymuşlardır. Bu kardeşimizde o raporu iptal ettirip askerliğe el verişlidir yazısını almak için epeyce mücadele ettikten sonra askere gitmeyi başarmıştır.

 

Çünkü bizler doğduğumuz günden itibaren çocukluğumuzda bile askerlik çağına geleceğimiz  günü  iple çeken bu vatanın bekçileri olduğumuzu gururla söyleyen gençlerdik.

 

Askere gidememek çürük raporu almak  bizlerin kanına dokunur gururumuzu incitirdi.

 

Çünkü bizim memlekette askere gitmeyene kız vermezlerdi. bir mecliste konuşsak da kimse dinlemezdi.

 

“Askere git herif ol gel” derlerdi büyüklerimiz…

 

İşte o zamanlar bu kardeşimiz elinde sulüsüyle Manisa Kırkağaç’ın yolunu tutar.Abisi’de Van’da 6 aylık asker buda doğuya gitmeyi çok ister ama kimseye abisinin doğuda olduğunu söylemez gizler.

 

Gönüllü olarak Tunceli’nin Pülümür ilçesine düşer. Yani demem o ki ölümün nefesinin ense de hissedildiği o dönemde merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun söylediği gibi “Bizde bu vatanın delisiyiz” der dedelerimizin kanla aldığı bu bu toprakları kaçarak değil canımızla korur kollarız.

 

Çünkü bir Alperen’di mücahit kardeşimiz…

 

Evet sokakta sorsak Milliyetçiyiz..

 

Asker ocağı peygamber ocağı deriz…

 

Canımızı veririz ama vatanın bir karış toprağına el sürdürmeyiz deriz ya !

 

Sıra elimizi taşın altına koymaya gelince bahaneler üretir ilk önce kaçan oluruz.

 

Hani vatanı severdik…

 

Hani mazluma umut vatana bekçiydik…

 

Bize ne oldu da bu kadar korkar olduk…

 

Peygamber ocağından gitmek isteyip de gidemeyen binlerce insan hiç mi gelmiyor gözlerimizin önüne ?

 

Ya bu vatan için kanını akıtan bizler rahat uyuyalım diye 3-5 nöbeti tutup uykusuz kalan, şehit düşüp ebediyete göç eden, binlerce Ömer Halis Demirlerimizin yüzüne öte dünyada nasıl bakacağız.

 

Parayı verip de Peygamber ocağından kaçmak isteyenler peki ya parası olmayan fakirin vatan aşıklarının evlerinden çıkan ay yıldızlı al bayrağımıza sarılı tabutun içindeki Ahmet’e  Mehmed’e ne diyeceksiniz?

 

Hadi hepsini geçtim doğacak çocuklarınıza torunlarınıza ne diyeceksiniz?” Vatan borcumu parayla ödedim mi” diyeceksiniz ?

Kamuoyu ve siz değerli gençlerimizin vicdanına sunuyorum.

 

Vatanın bir  bedeli olmaz olsa da parayla olmaz canla olur !

 

Selam ve dua ile

 

ZÜLKÜF ETA