Son güncellenme :03.06.2018 0:48

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Erdoğmuş > Temelsiz Saadet

03.06.2018 Pazar - 0:48

 

Seçim atmosferine iyice girildiği şu günlerde gerek partilerimiz, gerekse Cumhurbaşkanı adaylarımız meydanlarda arz-ı endam etmeye devam ediyorlar. Söylenenleri milletimiz değerlendirecek, 24 Haziranda da gereğini yapacak. Bu demokrasimizin olmazsa olmazı zaten.

 

Söylemler 21, yüzyıl Türkiye’sinin ihtiyaçlarını giderecek gibi mi? Tabi ki hayır. Muhalefet adayları ve partileri sanki derslerini aynı akıldan almışlar gibi yıkmak, durdurmak, engellemek üzerine kurmuşlar. Muhalefet olmanın hafifliğini bile kullanamıyorlar. Yapılanları yıkmak ve durdurmak yerine bir o kadar daha yapmayı taahhüt etseler millete daha şirin görünecekler farkında değiller.

 

Bu seçimi kim kazanırsa kazansın. Sonuç itibarı ile tek mağlubu var, o da Saadet Partisi. Birincisi; olması gereken yerde değil. Birincisi olması gereken yerde değiller. 40 yıllık söylemlerini çiğneyerek, en olunmazların yerinde yer almakla baştan kaybetti. İkincisi, siyasi tarihi boyunca kendisine ve liderlerine hakaret edenlerin, sövüp, sayanların, hırsızlık ve yolsuzlukla suçlayanların yanında yer alması. Üçüncüsü, 2015 yılında Ahmet Davutoğlu Başbakanlığında kendisine 7 vekil verilmesini kabul etmeyip, CHP’nin verdiği 5 vekile (600 vekil içerisinde) razı olması. Bu ittifakın özellikle SP’ne pek faydası olmadığının bir delili.

 

Kendi kazanma ihtimalinin olmadığını bildiği halde Recep Tayyip Erdoğan’ın oylarını ne kadar bölersem kardır zihniyeti ile peynir gemisini yürütmeye kalkıyor. Bir zamanlar birçoğu ile beraber hareket ettiği kimseleri, kuruluşundan beri kendine düşman olanlara tercih ediyor. Bunun tek izahı var. İhanet.

 

Başta bu davaya gönül vermiş, insanlık onurunu ötelere taşımak gayesi ile bu mücadelenin içerisinde yer almış kimselere ihanet. Başörtüsü mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması için okul önlerinde olmadık hakaretlere katlanan kızlarımıza ihanet. İkna odalarında olmadık çilelere katlananlara ihanet. Kamusal alanlar ilan edilip, hastanelere bile perukla girmek zorunda kalan kadınlarımıza ihanet. 28 Şubat sürecinde görevlerinden alınmış subaylara, astsubaylara, polislere ve memurlara ihanet. 15 Temmuzda verilen şehitlere, dökülen kanlara ihanet. Bu kadar ihaneti ise temeli olmayan, temelsizler üstlenebilir. 

 

Olmaz ya, velev ki CHP zihniyeti kazandı ve bu saydıklarımız tekrar yaşanmaya başladı. Bunun cevabını düşünmeden verilen her oy Saadet Partisine huzur getirmez. Fatih Erbakan bile tepkisini alenen dile getirmedi mi? Saadet Partisine verilen her oy CHP’ye milletvekili olarak gidecektir, demedi mi?

 

Nimet, şükrü gerektirir ki ziyadeleşsin. Eğer nimete nankörlük edersek Rabbim o nimeti bizden alabilir. Şükürsüzlük ise insani bir vasıf olmasa gerek. Buna göre düşünüp, oylarımızı buna göre vermemiz gerekiyor.

 

Hayırlar getirmesi temennisi ile, yeni sistemimiz hayırlı olsun

 

OSMAN ERDOĞMUŞ