Son güncellenme :25.10.2017 0:47

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Saraç > ÖSS Yarışı

25.10.2017 Çarşamba - 0:47

 

 

Yazarın 2015 Tarihinde Çıkan “Köşeden Görünenler” Kitabından Alınmıştır

 

Sabah halk otobüsüne biniyorum.ÖSS sınavı günüdür…Otobüste sınava giren gençler ilişiyor gözüme.

 

Fark ettirmeden bakıyorum.

 

Otobüsün camından dışarı bakıyor, ya da bakıyormuş gibi yapıyor.Dudakları kıpır kıpır, belli ki sessiz sessiz dua ediyor.

 

Yanındaki de öğrenci…

 

Ayakta yolculuk eden bir kaç öğrenci daha var.

 

Hepsinin yüzünde, belli etmemeye çalıştıkları bir heyecan…Hatta korku…

 

Kucağındaki el çantasını açıyor,açarken fark ediyorum;elleri titriyor.Çantasından kokulu sakızlardan çıkarıyor, bir tanesini ağzına atıyor.

 

Bir tane daha çıkarıp yanındakine uzatıyor;

 

-Sakız ister misiniz, rahatlatır…

 

Yanındakinin konuşacak hali yok, sürekli dudaklarını kıpırdatıyor.

 

“Hayır” anlamında başını oynatıyor, o kadar…

 

Hepsi birbirinin rakibi aslında…

 

Yarışmaya gidiyorlar…

 

Kim kimi geçecek bakalım…

 

Kim ailesinin yüzünü kara çıkarmayacak,kim” cevap anahtarını kaydırmışım” bahanesine sığınacak…

 

Kim gelecekte daha iyi para kazanabileceği ve daha rahat yaşayabileceği bir meslek sahibi olma yolunda ilk adımı atacak…

 

Türkiye’nin geleceği olacak gençlerimize yaptığımıza bir bakın;

 

Bir buçuk milyon genç, yarış atı gibi…

 

Kelli felli adamların yayıla yayıla verdiği beyanat;

 

“ÖSS Sınavına giren bütün öğrencilerimize başarılar diliyorum…”

 

Palavraya bak, “başarılar diliyor”muş…

 

Herkes biliyor ki, yüz binlercesi bu yarışı kaybetmek zorunda !

 

Nasıl hepsine başarılar diliyorsunuz?

 

Hepsinin okuyabilmesi için yeterli okullar mı yaptınız?

 

Hayır

 

O zaman sınavda diğer arkadaşları kadar başarılı olmayanlar ne yapacak?

 

İşsizler ordusuna katılacak.

 

Ya sonra ?

 

Sınavda başarılı olan arkadaşları üniversitede okurken, ötekiler kahvehaneleri , kafeleri , parkları dolduracak…

 

Bir kaç yıl sonra evlenmek isteyecekler ama işsiz oldukları için kimse kız vermek istemeyecek.Zaten bir çoğu da hep karşılıksız sevecek,çünkü iyi bir meslekleri olmayacak ! ( ÖSS de karizma çizilmiştir artık…)

 

Kızlarımız, gönül verdikleri gençler yerine, ÖSS de karizmayı kurtaran , avukat, doktor ya da mühendislere gelin olmak isteyecekler.(Bunu, doğru şıkkı işaretlemek olarak bilinç altlarında tutuyor olacaklar…)

 

Her şeye rağmen gönlüne göre evlenen olursa, onlara daha büyük tuzaklar hazırlanmıştır bile…

 

Kısa bir süre sonra,

 

Bakkal veresiyeyi kesecek,

Kahvehane çayı kesecek,

Birileri gelip , elektriği suyu , doğal gazı kesecek,

Dostlar selamı kesecek,

 

ÖSS de yarışıp da geçemedikleri yaşıtları , evlerine icraya gelecek , çekyat , televizyon ne varsa yazıp çizecek…

 

Okumak isteyen herkese yetecek kadar okullar olmadığı için, bu işsiz , güçsüz , çulsuz insanların yatabileceği cezaevleri inşaa edilecek,

 

K tipi , C TİPİ , F tipi…

 

Kapalı , yarı açık , açık…

 

ÖSS’DE Okul seçme hakkını kullanmayanlar , şimdi istedikleri tip cezaevi seçip yatabilirler…

 

Kucağındaki el çantasını açıyor , açarken fark ediyorum; elleri titriyor.

Çantasından kokulu sakızlarından çıkarıyor, bir tanesini ağzına atıyor.Bir tane daha çıkarıp yanındakine uzatıyor;

 

-Sakız ister misiniz , rahatlatır…

 

 

11-04-2011

 

H OSMAN SARAÇ