Son güncellenme :01.05.2018 0:00

ANASAYFA > Köşe Yazarları > Niçin Aday Değilim !

01.05.2018 Salı - 0:00

 

Herkes bizde bir şeyler görüyor: Görüyor da biz kendimiz bir iddia ortaya koymuyoruz.

 

Kimisi bizi din adamı olarak görüyor: Kimisi öğretmen olarak görüyor.

 

Kimisi bir gazeteci kimisi bir edebiyatçı kimisi de bir iş adamı olarak.

 

Kimisi de bir siyasetçi olarak görüyor.

 

Kimim ben, diye sorarsanız: Ben herkesim.

 

Aynı zamanda da ben hiç kimseyim.

 

Benim için kardeşlikten yüksek makam yoktur.

 

Ben herkese kardeşim. Ben hiç kimsenin düşmanı değilim.

 

Fakat benim düşmanlarım var. Ben kimsenin düşmanı değilim; fakat benim düşmanlarım var.

 

Kendimi bildim bileli de böyledir. Aklım da böyledir; Allah’ın benim üzerime yazdığı kader içindeki halim de böyledir.

 

Ahirette, Şeytan’dan gayrısına düşmanlık ettiğim bana söylenmeyecektir. Bundan eminim.

 

Şeytan’a da düşmanlık ettiğim için sorgulanmayacağım: Aferin alacağım. Bundan da eminim.

 

Çünkü Şeytan’a düşmanlığı Allah’ın emriyle yapıyorum. Çünkü ona düşman olmayı bana Allah Teâlâ emretti.

 

Allah Teâlâ, bana başka bir düşmanlık da emretmedi. Allah’ın emri, bazı insan türlerine dost olmamamdır.

 

Yahudileri ve Hristiyanları ve müşrikleri ve putperestleri… Ve bunlar gibi olanları “dostlar edinme”  emri var benim için. Fakat bu emir, onlara düşman olmamı gerektirmiyor. Dost olmamak demek onlara düşmanlık etmek emri değil.

 

Bu mana, şu manadır.

 

“Biz onlara kardeşleri Salih’i peygamber olarak gönderdik” (Ayet)

 

Mana şu ki: Peygamber, kavminin kardeşidir. Ancak, mümkündür ki, kavmi, kendilerine peygamber olarak gönderilmiş kardeşlerinin düşmanıdır.

 

Neyse… Konu uzundur. Biz kendi adaylık konumuza dönelim.

 

Doksanlı yıllarda, bizim mahallenin çocuğu ve kardeşimiz Nihat Ergün,  Derince Belediye Başkanı olmuştu. Bir bayram günü, mezarlığa giderken belediye önünü kalabalık gördüm. Bu kalabalık nedir diye sorunca, dediler ki, belediyede bayramlaşma vardır.  Dedim, hazır burada iken başkan ile ben de bayramlaşayım.

 

Bayramlaşma sırasına girdim. Fakat bir de gördüm ki, başkanın yanında, 12 Eylül seksen günlerinde beni ve ben gibileri ihtilalcilere ihbar eden ve hakkımızda gammazlık yapan adamlardan bir kaçı başkan ile aynı safta duruyorlar. Bazıları da bayramlaşma için benim girmekte olduğum sırada ilerliyorlar.

 

Onları böyle görünce, girdiğim sırada durmaktan sıkıldım. Hemen, o sıradan çıktım. Böylece, Nihat Ergün kardeşimizle de orada bayramlaşmadım.

 

O sıradan neden çıktım derseniz: O insanlarla aynı safta ve aynı görüntüde ve aynı sırada olmayı kendim için ziyade saydım. Olmaz, dedim.  Onlarla aynı sırada ve aynı resimde olmamalıyım, dedim.

 

Aynı duruma benzer hali depremde de yaşadım.

 

Bir kooperatif üyesiydim ve kooperatif yapımız hasar görmüştü. Evi hasar görmüş insanlara devletin sağladığı bir hak vardı. Ben de o hakkı isteyecek durumdaydım. Hakkımız için müracaat etmeye gittim. Fakat orada ev talep etmeye gelen bazı insanlar gördüm.

 

Diyelim, adamın birisi, tarlasını ekip biçerken orada güneşten korunmak ve dinlenmek için tarlasının başına bir çardak yapmış ve depremde o çardak yıkılmış. Adam gelmiş o çardak yıkıldığı için devletten ev talep ediyor. Memurlar da, tabii sorguluyor ve o kişilere itiraz ediyorlar. “Olmaz” diyorlar. Diyorlar ama isteyenler de geri adım atıp da defolup gitmiyorlar.

 

Ben o durumu görünce de, yahu ben şu anda böyle müptezel adamlar sırasındayım diye düşündüm ve o insanlarla aynı sırada olmamak için oradan hemen çıkıp gittim.

 

Şimdi, neden aday olmadığımın, yüzde elliye yakın kısmı da aynen böyle bir durum.

 

Hangi partiden aday olmaya kalksam: Hepsinin içinde, öyle insanlar tanıyorum ki, hiçbir dava için hakiki bir kimlikleri yok. Hepsi, ya menfaatlerinin adamı ya da o partide bulunmak onların pislik hallerini örten bir kamuflajdan başka bir şey değil.

 

Ben işte… O sıralarda durmamak ve o tür insanlarla bir değerlendirmeye girmemek için, aday değilim ey millet…

 

Allah Teala, her partinin seçicilerine, kolaylık versin. Akıl versin: İzan versin: İdrak versin.

 

Bir de, Allah Teala, milletin hakiki evlatlarını, bu sahtekarlarla aynı sıralarda sıra beklemekten kurtarsın. İnşallah kurtarsın.

 

Bu yazımız da bu seçimlerin bir anısı olsun. Seçim, milletimize hayırlar getirsin inşallah.. Amin.

 

AYDIN AYDIN