Son güncellenme :01.12.2017 1:38

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Erdoğmuş > Kılıçdaroğlu’nun Çaresizliği

01.12.2017 Cuma - 1:38

Şarka bakmaz, garbı bilmez, edepten yok payesi,

Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi.

 

       KILIÇDAROĞLU’NUN ÇARESİZLİĞİ

 

Türkiye siyasetinde yıllardır ciddi bir muhalefet sorunu var. 15 yıldır iktidarını sürdüren Ak Parti, bu boşluktan iyi yararlandığı için seçimlerden hep başarı ile çıktı. Yenilen pehlivanın güreşe doymaması gibi ana muhalefet partisi de yenilgilere doymadı. Bunun nedenleri ciddi bir şekilde araştırmadığı ve gerekli önlemleri almadığı için adeta burnu hep yerlerde sürtünüp durdu.

 

Hele de Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra CHP yerinde saymaya devam ediyor. Nasıl etmesin ki? Gündemi belirleyecek bir kariyeri olmadığı gibi; etrafındakiler de yerinde sayması için, elinden geleni yapıyorlar adeta.

 

Daha önceleri zamanın Başbakanının annesini,bırakın siyasi ahlakı, normal şartlarda bile ağza alınmayacak şekilde diline dolayan, edepten yoksun hallere girdiğinde bile yüzü kızarmayanbir genel başkan prototipi ile karşı karşıyayız maalesef.O kadar çaresiz ki, eline tutuşturdukları kağıtları belge diye meclis kürsüsünden haykıran bir “sözüm ona” liderle karşı karşıyayız.

 

Siyasette başarılı olmak isteyen bir insan; merdivenleri teker teker çıkması gerekir ki, nereden geldiği, nasıl ilerlediği, nelere dikkat etmesi gerektiğini çok iyi bilsin. Bu zat-ı muhteremin! Böyle bir özelliği olmadığı için ve genel başkanlığı bile bir komplo sonucu olduğu için, komploculara karşı daima boynu bükük bir vaziyette kalmakzorunda kalıyor. Onların gösterdiği yolda gidiyor. Her seferinde çakıyor, çakılıyor.

 

Ak Parti bir seçim hariç, her seçim oyunu arttırarak büyümesine karşın, CHP yerinde saymaya ve hatta gerilemeye devam ediyor. Çünkü ciddi bir programı yok. Projelerden yoksun giriyor seçimlere. Özellikle Cumhurbaşkanı gibi davranmağa kalkışıyor ama samimi olmadığı için her hareketi sırıtıyor.

 

Sadece Türkiye değil, dünya tanıdı Sayın Kılıçdaroğlu’nu. Aynı konuşma içerisinde birkaç yalanı sığdırması, bu konuda ne kadar pişkin olduğunun göstergesi. Söylediklerini inkâr etmesi ise işin değişik bir olayı. Mahkemelere yalan ve iftiralarından dolayı ödediği bunca tazminat gittiği yolun, yol olmadığını zaten gösteriyor. Ortaya bir iddia atıp, kenara çekilmek ne kadar ahlaki.

 

Pensilvanya kaynaklı bu son olayda da durum aynı. Yine eline kâğıt parçaları tutuşturulmuş, para transferi gerçekleşti diye yaygarayı kopardı. Elde ne var. Tabi ki sıfır. Yemin ederim ki, kendisi de inanmıyordur bu iddialara. Öyle olmasını can-ı gönülden ister ama o istiyor diye güneş batıdan doğmuyor.

 

       Kılıçdaroğlu, kafasının bir köşesine kazımalı ki, Türk milleti böyle siyasetçileri sevmiyor. Sevmeyecek. 11 değil, 121 seçime girse bu akılla kazanamayacağını anlamalı. Yalanla, iftira ile siyaset yapmamalı. Kulağını Cumhurbaşkanı değil, CHP çekmeli.

 

CHP’nin çıkmazı Kemal Kılıçdaroğlu ve izlediği siyasettir. Bundan en kısa zamanda kurtulması gerekiyor.

 

OSMAN ERDOĞMUŞ