Son güncellenme :20.04.2018 23:47

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Erdoğmuş > Kazan Kaynadı

20.04.2018 Cuma - 23:47

 

Herkes biliyor ki Türkiye gündemi çok sık değişiyor. Yakalayabilene aşk olsun. Önce Sayın Devlet Bahçeli’nin dile getirmesi ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ve akabinde bir araya gelip 24 Haziran 2018 tarihinde erken seçim yapılacağının açıklanması gündeme “tabiri caizse” cuk diye oturdu. Hiç ortada yokken iki ay seçimle yatıp, seçimle kalkacağız.

 

Muhalefet tarafından hiç istenmese de beklenen bir çıkıştı bu. Her ne kadar hazırız deseler de cümle âlem biliyor ki hazır değillerdi. Hayır demeyi millete anlatamayacakları için mecbur kabullendiler olayı. İktidar ve MHP adeta CHP’nin iki ayağını bir pabuca sığdırdı. CHP eski sistem olsa hiç sorun olmayacak. Seçime girecek. Bir iki puan oylarını ya arttırır ya da eksiltir, bir balkon konuşmasıyla hayat devam edecekti. Şimdi işler değişti.

 

Sayın Kılıçdaroğlu aday olsa, genel başkanlık da gidecek. Bir daha belki genel başkan olarak partisine geri dönemeyecek. Olmasa başta teşkilatlar, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve özellikle Kemal Beyden bıkmış, artık bir şey olsa da partiyi bıraksa diyenler, bunu da yüzüne açıkça söyleyemeyenler aday olması için bütün güçleri ile çalışıyorlar.

 

Eğer CHP Kemal Kılıçdaroğlu ’nu aday göstermeye muvaffak olursa iki bayram birden yapacaklar. Uzak ihtimal olsa da seçimi kazanması halinde bir sorun olmayacak. Hayat güllük ve gülistanlık olarak devam edecek. Kazanamazsa ondan kurtulduk diye partililerin birçoğu şükür sadakası dağıtacaklardır kanaatindeyim.

 

Öyle görünüyor ki, Devlet Bahçeli’nin erken seçim istemesinin en büyük nedenlerinden biri, İyi Partinin teşkilatlanma yapılanmasının bitmediği için seçime giremeyecek olması. Sayın Akşener’in dün basına yansıyan ifadeleri ise hiçte hoş değildi. “Gök kubbeyi başlarına yıkarım.” İfadesi yakışmadı kendilerine.

 

Cümle âlem biliyor ki Türkiye’de demokrasilerde çare tükenmez. İsterse CHP ile direk bir ittifak içine girerler, isterlerse oyları binde bilmem kaç ile ifade edilen bir parti ile anlaşıp bu işin üstesinden gelebilirler. Ortalığı dağıtmanın, yıkmanın, döküp kırmanın bir manası yok.

 

Bir dahaki yazımda zannediyorum ki taşlar gediğine konmuş olur. Kimin ne yapacağı, nasıl bir yol izleyeceği daha netleşir.

 

Seçim tarihinin Ramazan ve Ramazan bayramı arifesine gelmesi hiçte hoş olmadı. Mübarek ramazan ayı istismara vesile olacak. İbadetlerimize gösteriş ve riya karışacak. Belki din ile iman ile alakası olmayanlar bir oy uğruna yapamayacakları herze kalmayacak.

 

Her ne olursa olsun alınan bu karar, önce devletimiz, milletimiz, ülkemiz ve hatta bölgemiz için hayırlar getirsin. Nitekim son söz milletin. Milletimizin sözü üzerine ise söz söylenmez. “Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler.”

 

 

OSMAN ERDOĞMUŞ