Son güncellenme :12.05.2018 21:32

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Erdoğmuş > Bilge Başkan !

12.05.2018 Cumartesi - 21:32

 

 

Siyaseti niçin yaparız, bilgi birikimimizi plan ve program çerçevesinde milletin gündemine getirip,  onlardan yetki alarak uygulama safhasına geçirmek için. Biliyoruz ki, iktidar bütün rejimlerde varama muhalefet sadece demokrasilerde var. Demokrasilerde iktidar görevini ise belirli aralıklarda milletimiz verir.

 

Bunun içinde kanunda 5 senede yazsa da, genelde 4 yılda bir milletimizin karşısına geçip yetki ister siyasilerimiz. Bu yetkiyi almak için ise siyasi partilerimiz bazen ittifak yaparlar, bazen birleşirler. Bunlar da gayet normal.

 

Özellikle plan ve programları yakın olan, hayata bakış açıları bir birine zıt olmayan, çözüm üretmede fikirleri aynı olan partilerin birleşmesi, ittifak yapması gayet normal. Hele de karşında güçlü bir iktidar varsa.

 

Bir partinin ve onun “Bilge Başkanını” düşünün ki; defalarca kendi partisini kapatan zihniyete payandalık yapıyor. Kutsal saydığı değerlere küfredenlere, sövüp sayanlara muhabbet besliyor. Davamızın değişmez lideri diye dillerinden düşürmedikleri bir insana; hırsızlık iftirası atanlara ödül verecek kadar çirkefleşiyor. 28 Şubat sürecinde demokrasiyi hiçe sayıp, günün Başbakanını ve hükümetini alaşağı etmek için, var gücüyle çalışan medya ayağına plaket veriyor.

 

Bu “Bilge Başkan” 28 Şubat sürecinde mağdur ettikleri yüzbinlerce kişinin haklarını koruyamadılar. Zalimlere dur diyemediler. Yıllar sonra bu zulümleri yapanları yargılamak isteyenlere ise hiç yardımcı olmadılar. Mahkemelere çağrıldıkları halde korkularından şikâyetçi bile olamadılar. Mahkemeler kararını verip, birçoğuna ceza vermesini az bulup itiraz etmekten bile utanmadılar.

 

Yine bu “Bilge Başkan” Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda çevirmediği fırıldak kalmadı. Çok yakın zamanda söylemediklerini bırakmadıkları bir adamı, aday yapmak için elinden gelen bütün gayreti göstermesine rağmen beceremediler. Bu işleri yaparken ise hiçbir zaman cürmüne bakmadılar. Biz niye bir adım ileriye gidemiyoruz? Neden oyumuzu artıramıyoruz muhasebesini yapma gereği hiç duymadılar. Sonunda kendi aday oldu kurtuldu.

 

Ey Bilge Başkan! Bu yaptıkların kimi sevindirdi biliyor musun? Başta İsrail sonra Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve bütün Avrupa’yı. Başka, plaket verdiğin İslam düşmanlarını. Başka, demokrasiye kurşun sıkanları, Başka, demokrasiyi askerin postallarında arayanları. Başka, memleketimizin birlik ve dirliğini bozmaya çalışan tüm terörist grupları. Yurtiçinde PKK, yurtdışında ise alfabemizin kelimelerinin yetmeyeceği bir sürü grup. Başka ve en önemlisi sizi bu oyunun içine sokan, memleketimizin birlik ve dirliğini bozmak ve dağıtmak isteyen pensilvanyalıhaşhaşileri ve onlara gönül verenleri.

 

Ey Bilge Başkan! Bu yaptıkların kimleri üzdü biliyor musun? Başta davası Hak olan, Hak mücadelesinde bende varım diyen herkesi. Başka, dünyada zulüm gören, işkence altında olan tüm mazlumları. Başka, varlıklarını Türkiye ile özleştiren, “orada bir ağabeyimiz var ve bizi bu sıkıntıdan kurtarmak için elinden geleni yapar” diyen Avrupa’da, Asya’da, Afrika’da bir sürü devleti. Başka, başörtüsü yüzünden okuma imkânı elinden alınan milyonlarca genç kızlarımızı. Başka, en doğal haklarını bile kullandırılmayan milyonları.

 

Ey Bilge Başkan! Şimdi sana düşen bir daha başını iki elin arasına alıp düşünmen, nerede hata yapıyorum, kimleri sevindirip kimleri üzüyorum diye muhasebe yapmandır. Yoksa siyasi tarihimiz içerisinde, özellikle de inanan kesim içerisinde kara bir leke olarak kalacaksın. Şu andaki durum “şerre motor, hayra fren” olmandır.

 

Ey Bilge Başkan! Dileğimiz tez zamanda kendine gelmendir.

 

Selam ve muhabbetlerimle.

 

OSMAN ERDOĞMUŞ