Son güncellenme :20.08.2017 17:44

ANASAYFA > Köşe Yazarları > Acımak ve Acınmak

20.08.2017 Pazar - 17:44

 

Acımak; sadece insana özgü bir duygudur. Bu duygunun iki türünden söz edebiliriz. Birincisi, bir insanın çevresinde bulunan her şeye duyarlılığını ve vicdanının yüceliğini belirleyen ACIMA DUYGUSU, ikincisi ise kendi öz benliğini ayaklar altına alan acınmak yani KENDİNE ACIMA DUYGUSUDUR.

 

Dünyanın her yerinde acılar yaşanmakta, bu acılar karşısında da duyarlı insanlar çıkmaktadır. Bazen birileri bize acıyor, bazen de biz birilerine acıyoruz. Bundan doğal ne olabilir ki! Balzac’ın “Acımak faziletlerin kraliçesidir” sözüyle de ACIMAK, insanlarda bulunması gereken insancıl duygular değil mi?

 

KENDİNE ACIMA; bir insanın durumunu kabullenememesi ve etrafındaki olaylara uyum gösterememesi halinde ortaya çıkan bir duygudur. Bu kişilerde, mağduriyet duygusu ve diğer kişilerden sempati beklentisi hâkimdir. Kendini zor bir durumda bulan kişilerde, geçici olduğu sürece, kendine acıma duygusu normal sayılabilir. Fakat bu duygu yaşam biçimine dönüşürse işte o zaman yıkım kapıdadır. Çünkü kendine acıyan insan; hayatını yönetemez, kendine yabancılaşır ve özgürlüğünü kaybeder. Bu başına gelebilecek en talihsiz deneyimlerden biridir.

 

Bir düşünür: “İnsanı acı değil kendine acımak bitirir” demiştir. Gerçekten de kendine acıyan insan, uğraşmayı, mücadele etmeyi sevmeyen bir insandır. Kendini acıtmaya yanaşmaz. Dolayısıyla suçu başkalarına atarak kolaycılığı seçer. Bu da onun olayların altında ezilmesine neden olabilir.

 

Kendine acımak; sonradan öğrenilen bir duygudur. Felaketler, acılar ve yıkımlar karşısında kalan on binlerce insanın, mücadele ederek dimdik ayakta kaldığını, tarih sayfalarında görmekteyiz. Bunun yanı sıra sürekli ağlayıp sızlamak, yakınmak, her şeyi dert etmek kendimize acımak için bahaneler olabilir mi? Biz bu acımak duygusunu besledikçe acınacak duruma düşeriz. Oysa güçlü yönlerimizi, yeteneklerimizi ve umudumuzu devreye koyarak bu çıkmazdan kurtulabiliriz.

 

Yaşamda karşılaşılan acılarda dozu ayarlamak önemlidir. İnsanların zor günlerinde destek olunabilir. Hedeflere ulaşmak için verilen mücadelede en büyük engel kişinin kendisidir. Acıların arkasına saklanarak, başarısızlıklarımıza sorumlu arama yerine, içimizdeki coşkuyu ortaya çıkararak umuda yolculuk başlatılabilir.

 

GÜLSEREN DELİBAŞ