Son güncellenme :14.04.2018 20:34

ANASAYFA > Köşe Yazarları, Osman Erdoğmuş > 28 Şubat Garabeti

14.04.2018 Cumartesi - 20:34

 

Ne demiş atalarımız. “Düşmez kalkmaz bir Allah.” Zamanın tiranları, burnundan kıl aldırmayan zalimleri, Müslümanların en doğal haklarına bile tahammül edemeyenler, kurmuş oldukları çeşitli tuzaklarla gençlerimize kan kusturanların cezası verildi dün. Türkiye’nin yıllarını acımadan çalanlar, zayi edenler gecikmeli olsa da cezalarını buldu. 21 müebbet ev hapsi ve 68 sanık hakkında ise beraat.

 

Aslında hapis cezası verilenler saçağının sadece bir tanesi. Bu zulümleri yaparlarken yalnız değillerdi aslında. Yanlarında ellerini patlatırcasına alkışlayan bir sürü yalakaları vardı. Onlar es geçildi.

 

Geçen hafta basın ayağını satan zattan tutun da sendikalar, sivil toplum kuruluşlarının büyük bir kısmı, patronlar kulübü ve hakeza. Milletimizin dinine, inancına, mukaddesatına, büyük bir kısmının en tabii doğal haklarını gasp edenleri dakikalarca ayakta alkışlayanlar da bu furyadan nasibini almalıydılar.

 

Birde 28 Şubat sürecinde mağdur olup, bunlardan şikâyetçi olmayan politikacılarımız var. Bunlar öyle sindirilmişler ki, korkuları şikâyetçi olmalarına galip geliyor. 12 Eylül 1980 darbecileri yargılanırken; meydanlarda 28 Şubatı ne zaman yargılayacaksınız demekten de kendini alamayan da bunlardı. Celladına gülümseyenler bunlar.

 

İnsanın o günleri hatırlayası bile gelmiyor. Kız İmam Hatip Liselerinden tutun da üniversite kapılarında yapılanlar aklımıza gelince hala tüylerimiz diken diken oluyor. İkna odaları kurup, kızlarımızın başörtüsüne al uzatanlar da bunlardı. Hak ettikleri dereceleri sadece başörtülü oldukları için vermeyen, platformlardan yaka-paça indiren yine bunlardı.

 

Hastaların bile bazı hastanelere peruk takarak girdiği günler çok uzak değil. Rabbim bir daha o günleri yaşamak nasip etmesin. O günlerde hastana kantinlerinde “çokoprens” satmak dahi yasaktı. Bu bile suç unsuruydu tek başına.

 

O gün düzene hükmedenler öyle bir var-gel kurmuşlardı ki, saltanatlarının hiç bitmeyeceğine inanıyorlardı. Müebbet hapis cezasına çarptırılanlardan biride; tankları Sincan’da yürütüp “demokrasiye balans ayarı verdik” diyordu. Yine bu zat “bin yıl sürecek” deyip kendine ömür biçiyordu.

 

Milletimizin çelik iradesini hesaba katmayanlar, tarih içerisinde yanılmaya mahkûm olurlar. Bu irade bize gösterdi ki, milletimize pranga vurmak isteyenlerin çıkışı artık yok. Millete rağmen adım atılamaz. Milletimizin iradesini kimse yok sayamaz.

 

Eeeee ne demiş atalarımız “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”

 

OSMAN ERDOĞMUŞ