Son güncellenme :20.05.2018 23:25

ANASAYFA > Güncel > Selçuklu DK’nın Farklı Zenginliği

20.05.2018 Pazar - 23:25

Selçuklu Düşünce Kulübü;toplumun farklı kesimlerini temsil eden, fikir sahibi isimleri İzmit’te düşüncedaşlarla buluşturmaya devam ediyor. FİKRÎ FARKINDALIKLARIMIZ başlığıyla düzenlenen periyodik toplantılarının3’ncüsü  beyin fırtınası şeklinde gerçekleşti.

 

Türkiye’deki 4 farklı eğilimden öncü isimlerin konuk edildiği toplantıda MHP eski İl Disiplin Kurulu Başkanı ve İzmit Türk Ocağı eski Başkan Yardımcısı, halen Kocaeli Tuhafiyeciler ve Konfeksiyoncular Oda Başkanlığı görevini yürüten “Ülkücü” İsmail ÇEVİKEL ile eski Sendikacı, halen Başiskele Belediyesi Meclis Üyesi ve aynı zamandaemlakçı “Millî Görüşçü” Hasan DOĞAN takdimde bulundular. “Demokratik Sol” ve “Merkez Sağ” çizgiyi temsilen duyurulan isimler sağlık özürlerinden ötürü Ramazan öncesindeki bu toplantıya katılamadılar.

 

Moderatörlük yapan Selçuklu DK Başkanı Süleyman PEKİN; seçim sath-ı mailinde ve ayrışmaların daha fazla hissedileceği bir ortamda farklılıkları bir zenginlik, farklı fikirleri de teşhis ve çözüm bereketi olarak tanımladı. Girizgâhı İsmet Özel’in “Yolumuz birbirimizi anlamaktan geçmiyorsa, hiçbir yere varamayacağız demektir” sözünün çerçevesiyle özetledi.

 

Sonrasında İsmail ÇEVİKEL, 70’li yıllarda başlayan MHP – MP – MÇP ve tekrar MHP çizgisindeki mücadelesinden bahsetti. 20 yıllık İl Disiplin Kurulu Başkanlığı döneminde sadece 3 kişinin ihracına imza attığını, hayat boyu hangi siyasal görüşe ve hangi yöreye ait olurlarsa olsunlar hep insanları kazanma uğraşı verdiğini anlatan ÇEVİKEL, bu arada el emeğiyle 4 çocuğunu tahsilli ve ahlaklı yetiştirmenin uğraşı içinde olduğunu beyan etti. Günümüz siyasetinin bu tip ilke ve ahlaki değerleri hiç önemsemediğini de ekledi.

 

Hasan DOĞAN ise Refah Partisi – Fazilet Partisi ve Saadet Partisi çizgisinde beldesine faydalı olma adına yürüttüğü siyasi mücadeleyi halen sürdürdüğü Meclis Üyeliğiyle birlikte toplumsal sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. İşçi sendikacılığındaki mücadelesinin de bir değerler mücadelesi olduğunun altını çizen DOĞAN, mütevazı fakat ilkeli bir duruşla hem bireysel hem de ailesel olarak hayatlarını idame ettirmelerinin kendilerini mutlu kıldığını da dile getirdi.

 

Bundan sonra dinleyici olarak katılanların fikrî zenginliği programa damga vurdu ve farklılıkların birlikteliği noktasında güzel bir ortam oluştu.Aydınlar Ocağı eski Başkanı ve Serbest Mali Müşavir Ahsen OKYAR, eğitimci ve TÜSES Vakfı Temsilcisi Önder Özdoğan, teknik müdür yardımcısı ve TEGA İl Temsilcisi Murat PALA, teknik bilirkişi ve TES Kocaeli Denetleme Kurulu Üyesi Salih KARABEY, akademisyen ve Avrasya Enstitüsü eski Müdürü Bekir Günay, eğitimci-iş adamı ve İl Genel Meclisi eski Üyesi Fikret HOCAOĞLU, İlahiyat öğrencisi ve İlim Yayma Cemiyeti üyesi Cihan AKDOĞAN, Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi ve AK Parti Gençlik Kolları Üyesi Sefa AYVAZ, Uluslararası Avrasya Eğitimciler Derneği İl Temsilcisi Recep SARISAKAL,Educare eğitim uzmanı Niyazi AKSOY, emekli eğitimci ve sendikacı Osman Nuri ERTURAN, Yeniden Aydınlanma Derneği İl Temsilcisi Selçuk PINAR, biyolog ve okul müdürü İhsan SİVRİKAYA, tarihçi Ahmet BAYKUŞ gibi toplumun farklı kesimlerinden, değişik yaş ve meslek guruplarından insanlar söz aldı.

Bu bağlamda söylenenlerden bazı satır başları şu şekildedir:

 

 

*Belediyeye Vergi Verenler Derneği gibi geniş kapsam STK’lara ihtiyaç var.

 

 

*Halis Çetin’in kitabında olduğu gibi sadece Kral Çıplak değil Vatandaş da Çıplak.

 

 

*‘İman inkârla başlar’ der Ali Şeriatî. Bunun için de felsefe ve sanat şart.

 

 

*Geleneksel din eğitimi bütün yamaları örtüyor. Oysa aslolan erdemlerdi.

 

 

*Devlet bize kız çocuğu gibi davranıyor. Biz de 13-14 yaşında çocuk rolünde ve ergenlik

 

depresyonlarındayız.

 

 

 

*Türk siyasetindeki 4 koridorda da tabansız yabanlaşma söz konusu.

 

 

*Bireyler arasında 18 birimlik bir IQ farklılığı varsa anlaşmazlık kaçınılmazdır.

 

 

*Söz toplumuyuz ve politikada her şeyi çözmek istiyoruz.

 

 

*Yeni bir doğuşun sancılarını yaşıyoruz. Ve Soğuk Savaşın politik tiplerinin olmayacağı bir

 

dünyaya geçişin eşiğindeyiz.

 

 

 

*Genlerimiz bizi büyüttüler ve idealistlere operasyon emrediyor.

 

 

*100 kişilik bir Meclisle bu ülke daha rahat yönetilir.

 

 

*1 gün okul ve 4 gün sokak eksenli, hayat içre bir eğitim modeline geçmeliyiz.