Son güncellenme :24.10.2016 14:54

ANASAYFA > Güncel > Başkan Karaosmanoğlun’dan Teklif

24.10.2016 Pazartesi - 14:54

Başkan Karaosmanoğlu, bütün insanlığın meselesi olan tüm konuların “Bir Medeniyetler Sözleşmesi” adı altında toplanması gereğini ifade etti

Başkan Karaosmanoğlu’ndan, ‘’Medeniyetler Sözleşmesi’’ teklifi

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu,  İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilen Yeni Dünya, Yeni Türkiye ve Medeniyetler İttifakı Konferanslarının ilkine katıldı. Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş’in de katıldığı birliktelikte konuşan Başkan Karaosmanoğlu, bütün insanlığın meselesi olan tüm konuların “Bir Medeniyetler Sözleşmesi” adı altında toplanması gereğini ifade etti.

BAŞBAKAN YARDIMCISI TUĞRUL TÜRKEŞ DE KATILDI

Cemal Reşit Rey Salonu’nda düzenlenen Medeniyetler İttifakı İstanbul Konferansları kapsamında ’Yeni Dünya, Yeni Türkiye ve Medeniyetler İttifakı’ konferansına Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Başbakan Baş Müşaviri Prof. Dr. Bekir Karlığa, Birleşmiş Milletler (BM) İttifakı Yüksek Temsilcisi Nassir Abdulaziz Al-Nasser, İBB Meclis 1’inci Başkan Vekili Ahmet Selamet ve davetliler katıldı. Toplantıda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Burada farklı coğrafyaların, farklı tarihlerin, farklı inanışların, farklı kültürlerin çocukları olarak toplandık. Bu farklılıkların etrafında farklı farklı medeniyetler inşa ettik. Binlerce yıldır, şu dünyada birlikte yaşıyoruz. Fakat ne yazık ki; tarihin her devrinde, bu farklı medeniyetler arasında sorunlar oldu” dedi.

“İNANÇ ESASLI DÜŞMANLIK DALGASINA ŞAHİTLİK EDİYORUZ” 

21’nci yüzyıla geldiğimizde kavganın insanî bir şey olmadığına, dünyanın hepimize yetecek kadar büyük olduğuna kanaat getirmemiz gerektiğini ifade eden Başkan Karaosmanoğlu, “İnsanlığın geldiği noktayı, bir medeniyetin mutlak üstünlüğü olarak yorumlayanlar oldu. Buna medeniyetler çatışması ve tarihin sonu dediler. Bu ise aslında sürekli kavga, sürekli kaos, sürekli karışıklık demekti. Burada toplanan bizler ise buna hayır, dedik. Medeniyetler İttifakı teziyle insanlığa, insanî bir yol sunmak istedik. 128 ülke, 24 uluslararası kuruluşla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Ancak, dünyanın yaralarına merhem olacak varlığı henüz gösteremedik. Çünkü insanlık tarihinin en büyük kıyımlarına, en inanılmaz insan hakları ihlallerine, bütün zamanlardaki göçlerden daha büyük göçlere, etnik ya da inanç esaslı düşmanlık dalgasına hep birlikte şahitlik ediyoruz” diye konuştu.

“MEDENİYET SÖZLEŞMESİNİ TÜM DÜNYAYA TEKLİF EDELİM”

Programda Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Haluk Görgün, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Yeşildal ile Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Raşit Fidan da hazır bulunurken, ‘’Medeniyetler İttifakı görüşüyle kendimizi aşan bir iddia geliştirmeliyiz’’ diyen Başkan Karaosmanoğlu, “Bütün medeniyetlerde var olan, insanlığın ortak değerlerini tanımlayan, icra edilebilir yeni bir sözleşmeyi dünyanın gündemine getirip takipçisi olabiliriz. Bu sözleşmenin adı Medeniyetler Sözleşmesi olsun derim! Bütün dünyaya teklif edelim. Öncelikle bu önerimi, hazirunun dikkatine arz ediyorum. Şüphesiz, medeniyetler birbirinden farklıdır. Ancak, bütün medeniyetlerin tek bir ruhu vardır, o da insandır! Peygamberimiz Hz. Muhammed, (SAV) bütün insanlığa hitap ettiği Veda Hutbesi’nde şöyle söyler:

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır” ifadelerini sarf etti.

“KÜRESEL GÖÇ VE YABANCI DÜŞMANLIĞINA ÇÖZÜM BULMALIYIZ”

Geldiğimiz çağda, insanlık tarihinin tamamıyla yarışacak düzeyde, üretim, erişim, ulaşım, iletişim, bilim ve teknoloji konularında mesafe aldık vurgusunu da yapan Başkan Karaosmanoğlu, “Ancak, medeniyetin ruhunu, insanlığı unutmaya yüz tuttuk. Medeniyetin ruhu olan insan ve insanlık, can çekişmektedir. Bu savaşlar, bu zulüm iklimi belki tarihin sonunu getirmiyor ama emin olun, insanlığın sonudur. Gönülleri fethedenin fethedemeyeceği hiç bir yer yoktur. Bu nedenle, küresel çifte standart, küresel terör, küresel göç, yabancı düşmanlığı ve gelir adaletsizliğine çözüm sunmalıyız” dedi.

FETÖ HABİS UR GİBİ 40 YIL KANIMIZDAN BESLENDİ

‘’İnsanlığın idare sistemi arayışı, binlerce yıldır devam ediyor ve keşfedebildiğimiz en iyi sistem, hür seçimlere dayalı katılımcı, tam demokratik modeldir’’ şeklinde konuşan Başkan Karaosmanoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Gelin görün ki; demokrasi pek çok ülke için lüks görülüyor. Bu çifte standardı, 15 Temmuz’dan sonra biz de bizzat yaşadık. Bu tarihte, Türkiye’miz bir darbe girişimine maruz kaldı. Ordumuzun, polisimizin, yargımızın, bürokrasimizin, sivil toplum kuruluşlarının içine sızan, habis bir ur gibi 40 yıl kanımızdan beslenen FETÖ, vergilerimizle alınan F-16’larla, helikopterlerle, tanklarla sivillere saldırdı. Demokrasinin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Bakanlarımıza suikastlar plânlandı. Darbeye karşı demokrasinin yanında saf tutan 241 vatandaşımız şehit oldu, 2196 vatandaşımız yaralandı. Devletin resmi televizyonundan, batıya gülücükler sunan korsan bildiri okundu. Medya kuruluşları basıldı, yayınları kesildi. Darbeye karşı koyan, TSK mensupları esir alındı, şehit edildi.

Demokrasiden, insan haklarından, hür seçimlerin kutsiyetinden bahseden bütün kuruluşlar, ne Birleşmiş Milletler, ne Avrupa Birliği, ne de İnsan Hakları Örgütleri, demokrasinin yanındayız, demedi!”

SAPKIN DİNİ YORUMLAR VE SÖZDE IRKÇILIKLA KANA BULUYORLAR

Ülkemizi ziyaret edenlere savaş uçaklarıyla vurulan meclisimizi gösteriyoruz hatırlatmasını yapan Başkan Karaosmanoğlu, “Bu Amerika’da olsa, Almanya’da olsa, Fransa’da olsa buna razı olur musunuz diye soruyoruz. Hayal bile edemiyoruz diyorlar ama kendileri için hayal edemediklerini, maalesef bize reva görüyorlar. Hamdolsun, aziz milletimiz, bütün dünyaya, hür iradesine nasıl sahip çıktığını gösterdi. Mevcut sistem, insanlığın baş belası terörizme küresel nitelik kazandırmakta; medeniyetlerin kimyası bozulmaktadır.

Küresel Terörizm Endeksine göre; 2014 yılında 32 bin 658 insanı teröre kurban verdik. Son 14 yılda 61 bin terör saldırısında 140 bin insan hayatını kaybetmiş. Hesaplanabilen zarar 53 milyar dolar. Boko Haram, El Kaide, IŞİD, PKK, PYD, FETÖ… Sapkın dini yorumlar ve sözde ırkçılıkla dünyayı kana buluyorlar. Bu sorunu hep birlikte çözmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

TERÖRİSTİN İYİSİ YOKTUR

‘’Bomba Paris’te, Bürüksel’de patlayınca, dünya liderlerinin kol kola yürüdüğünü gördük’’ şeklinde konuşmasını sürdüren Başkan Karaosmanoğlu, “Ama İstanbul’da, Ankara’da, Gaziantep’te, Diyarbakır’da terörizm masumları katlettiğinde, dünyanın bizimle saf tutmadığını ibretle seyrettik. Bazı ülkelerin, pratik çıkarlarına hizmet eden terör örgütlerini, diğer terör örgütlerinden ayırıp, onlara meşru bir ortak, müttefik muamelesi yapıldığını ibretle görüyoruz. Binlerce insanı katleden terör örgütleri, Batı’nın en önemli merkezlerinde, rahatça propaganda yapıyor. Bu olmaz, olamaz! Bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla, bundan kurtulamayız, çünkü teröristin iyisi yoktur. Kim ki, bundan bir menfaati olduğunu düşünüyorsa, kısa vadede kâr edebilir ancak, riskler, onu ve onun geleceğini de tehdit ediyor” dedi.

BATI, MÜLTECİLERE DUYGUSUZCA RAKAMLAR OLARAK BAKIYOR

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Haziran 2016’da Küresel Eğilimler Raporu’nu yayınladığını açıklayan Başkan Karaosmanoğlu, “Bu rapora göre, dünya genelinde 65 milyon 300 bin mülteci var. Bunların 3 milyon 200 bini gelişmiş Batılı ülkelere sığınma talebinde bulunmuş, hâlâ cevap bekliyor. Türkiye ise sadece Suriye kaynaklı 3,5 milyon mülteciyi, sahip olduğu her şeyi paylaşarak misafir ediyor. Ülkemizdeki toplam mülteci sayımız 5 milyona dayandı. Aman bu mülteciler bize gelmesin diye yardım edeceğini söyleyen Batı ülkelerinin boş vaatlerini de gördük. Önemli değil, soframızda ne varsa kardeşlerimizle paylaştık, paylaşıyoruz da. Buna karşılık, mülteci üreten politikalara da seyirci kalmıyoruz, kalmayacağız. Suriye’de, Irak’ta aldığımız inisiyatifin önemli bir nedeni de budur. Batı ülkeleri, sınırlarını mültecilere kapattığı için, 10 bin insan Akdeniz sularında hayatını kaybetti. Dünya, milyonlarca mülteciye duygusuzca rakamlar olarak bakıyor. Batı bu anlayıştan vazgeçmek zorundadır.  Göçmen üreten ülkelere paylaşılacak bir ganimet olarak bakmaya devam edersek, huzur içinde yaşayacağımız bir dünya hiç olmayacak” açıklamasını yaptı.

DÜNYANIN EN ZENGİN YÜZDE BİRLİK KISMI YÜZDE 99’NA EŞİTTİR

Dünyayı tehdit eden bir başka mesele de yabancı düşmanlığıdır vurgusu da yapan Başkan Karaosmanoğlu, “Din, mezhep, etnik farklılıklar üzerinden, özellikle Avrupa ülkelerinde, yabancı düşmanlığı artırılmaktadır. İslamafobia, Müslüman düşmanlığı ve ırkçılık tehlikeli bir şekilde eyleme dönüşmektedir. Avrupa’da sadece 2014 yılında 297 saldırıda; 37 cami, 4 ev, 4 işyeri, 4 araç ırkçı saldırılara uğramıştır. Ve bunların %82’si faili meçhul kalmıştır. Irkçı ve İslamofobik partilerin yükselişi, şiddet sarmalını daha da büyütecektir. Bir İngiliz yardım kuruluşunun raporuna göre, dünyanın en zengin %1’lik kesiminin serveti, kalan % 99’un servetine eşit. Dünyanın en zengin 62 kişisinin serveti, dünya nüfusunun %50’sinin toplamı kadar servete sahip. Necip Fazıl Kısakürek’in bir mısrası var, şöyle diyor: Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa. Ama insanlık, bu taksimi yapmış, yapıyor. Aynı orantısızlıkları, ülkeler arasında, kıtalar arasında da görmek mümkün. Ülkeler ve insanlar arasındaki gelir dağılımı adaletsizliğini çözemezsek, dünya, yaşamak istemediğimiz bir yere dönüşecek, dönüşüyor da’’ açıklamasını yaptı.

MEDENİYETLER İTTİFAKI PROJESİ DİNAMO GÖREVİ YAPABİLİR

Cumhurbaşkanımız’ın, ‘’Dünya 5’ten büyüktür’’ ifadesini hatırlatan Başkan Karaosmanoğlu, “Başka bir ifadeyle, dünya 5 ülkenin, her dediğinin kanun olduğu bir yer değildir, olmamalıdır. Sistem zamanın ruhuna, çağın ihtiyaçlarına göre dönüşmek zorundadır. 128 ülke, 24 uluslararası kuruluşun birlikte çalıştığı Medeniyetler İttifakı Projesi, bu dönüşüm için, önemli bir dinamo görevi görebilir. Bütün insanlığın meselesi olan bu konuları, bir Medeniyetler Sözleşmesi adı altında toplamak, dünya kamuoyunu, bu sözleşme etrafında birleşmeye çağırmak, kanaatimce önemli bir açılım olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. Konferans diğer katılımcıların konuşması ve protokol üyelerine buket verilerek hatıra fotoğrafı çekimi sonrası son buldu.